Yazdır

BASIN AÇIKLAMASI
BİLİMSEL ECZACILIĞIN 177’İNCİ YILINI KUTLUYORUZ!

Değerli Basın Mensupları,
Bilimsel eczacılığın 177’inci yılı dolayısıyla gerçekleştirdiğimiz basın toplantımıza hepiniz hoş geldiniz. Bizler, hastaların 24 saat, kesintisiz ve ücretsiz olarak ulaşabildiği, pek çok alanda sağlık

danışmanlığı veren, ama herşeyden önce ilacın uzmanı olan kişileriz. Her zaman hastalarımızın yanındayız. Onlara da bize güvendikleri, TÜBİTAK destekli bir araştırmaya göre Mesleki İtibar Skalası’nda 6’ıncı sıraya oturttukları, verdiğimiz ilaçları doğru kullandıkları, bizim vermediğimiz ilaçları kullanmadıkları için çok teşekkür ediyoruz.
Değerli Basın Mensupları,
Eczacılar olarak çok yönlü bir değişim rüzgârının içinden geçiyoruz. Bir yandan sağlık sistemi son sürat değişiyor. Diğer taraftansa eczacılık hizmetleri tüm dünyada ve ülkemizde de çeşitleniyor, eczacılara gerek kamu gerekse meslek etiği ve uluslararası düzenlemeler yeni roller yüklüyor. Bizler, bütün amacı eczacılık yapmak, bilimsel temelli mesleğimizi daha iyi yapmak olan insanlar olarak; bütün bu değişime adapte olmakla yetinmeyip değişimin öncüsü olmak için çalışıyoruz. Ancak, sizlerin de yakından takip ettiği üzere, sıklıkla ekonomik engellere takılıyor, bazen de geçemiyoruz. Tüm kamuoyunun şunu çok net bilmesini istiyoruz: Eczacı, eczacılık yapabilmek, kurumlarla, bürokrasiyle, ekonomiyle değil, hastayla ilgilenebilmek için çaba sarf ediyor. Eczanesini şu anda bulunduğu yerde tutabilmek ve hastalara sürekli hizmet verebilmek için mücadele veriyor. Eczanelerde çalışan toplam 70 bin iş arkadaşımızı ve onların ailelerini korumak için uğraşıyor.
Geçtiğimiz dönem, bizim için bu bakımdan çok zor oldu. En son 2013 yılında imzaladığımız SGK İlaç Alım Protokolünü yenileme sürecinde gergin, yıpratıcı anlar yaşadık. Ancak seçilmiş yöneticilerimizle karşılıklı iyi niyet ve iradeyle eczacının yaralarını kısmen de olsa saran, bazı kazanımlarla çıktığımız bir Protokol imzaladık.
İlaç hizmetlerinin sürdürülebilirliği, sağlıkta güvenin simgesi eczanelerimizin varlıklarının ve yaygınlıklarının sürekliliği ve ülkemiz için ciddi bir istihdam alanın korunabilmesi adına;
– Verimli ve düzgün çalışan bir provizyon sisteminin kurulması artık bir zorunluluktur.

– Hekimler ve diş hekimleri için 14 Mart’ta verilen 5510 Sayılı Kanun’un “Fiili Hizmet Süresi Zammı” başlıklı 40. Maddesinin İkinci Fıkrası kapsamına alınma müjdesine kamu eczacılarının da dâhil edilmesini bekliyoruz. Kamu eczacılarının özlük haklarının ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi konusunda da mutlaka bir girişim yapılmalıdır.
– İlaç şirketlerinin eczane üzerinden verdiği ıskontolardan doğan zararın SGK ile ilaç firmaları arasında çözümlenmesi çok geç kalınmış bir meseledir. Eczacı ilaç şirketinin SGK’ya olan borcunu ödemek zorunda değildir. Bu zararların bir an önce telafi edilmesi ve bir daha böyle bir uygulamanın olmaması için önlem alınması gerekmektedir.

Bunun yanı sıra,
Yüzdesel ve sabit kâr marjlarının iyileştirilmesi:
Eczane temelli verilen hizmetler için meslek hakkı verilmesi:Pek çok Avrupa ülkesinde olduğu gibi eczacıya:
• Astım / Koah, diyabet, hipertansiyon gibi spesifik tanı konulmuş hastaları temel alan hizmetler
• İlaç kullanımı kontrolü, çoklu ilaç kullanımı eğitimi, ilaç etkileşimleri gibi hastanın ilaç kullanımına dayalı hizmetleri
• Otomatik dozajlama gibi ilaç sunum hizmetleri
• Sigara bıraktırma, aşılama kampanyaları gibi toplum sağlığı hizmetleri
gibi özel hizmetler için, bir meslek hakkı verilmektedir. Meslek hakkı, eczacılara mesleki bilgilerini sürekli güncel tutmaları, hastalarına nitelikli ve standardize hizmet sunmaları, hasta danışmanlığı için zaman ayırmaları ve bu doğrultuda sağlık sistemine sağladıkları katma değer nedeniyle verilmektedir.
Stok zararlarının karşılanması:2004 yılından bu yana referans fiyat uygulamasına bağlı olarak 572 kez düşen ilaç fiyatları nedeni ile eczane stoklarında oluşan kayıpların ilaç firmalarınca telafi edilmesi. Stok zararlarının 60 günlük bir geçiş süreci içinde ilaç firmaları tarafından ödenmesi kesin hükme bağlanmalıdır.
Eczacılar için yeni istihdam alanlarının açılması, mevcut istihdam alanlarındaki sayılarının artırılması ve konumlarının güçlendirilmesi: Eczacıların önemli bir kısmının serbest eczacılığa yönelmesi, kamuda, hastanelerde ve ilaç sanayinde eczacılara yönelik kadroların oldukça sınırlı olması, eczacısız hastanelerin bulunması, özellikle hastane eczacılarının depo sorumlusu gibi görülmesi, klinik eczacılık alanında etkin rol verilmemesi başlıca sorunlarımızdandır.
İlaçta reklamın önlenmesi:Tezgahüstü-OTC diye tabir edilen reçetesiz ilaçlarda reklamı serbest bırakmaya yönelik düzenleme yapma girişimlerinin halk sağlığı açısından bir tehdit oluşturması nedeniyle reçeteli ya da reçetesiz hiçbir surette ilaçta reklama ve ilacın market tezgâhlarından satışına izin verilmemelidir.
Yeni eczacılık fakültelerinin açılmaması ve belirli bir standart ve kaliteyi sağlayamayan eczacılık fakültelerinin kapatılması:
İlaç politikalarının eczacıların ve eczacı örgütlerinin dâhil olduğu katılımcı bir mekanizma içerisinde belirlenmesi:
Gıda takviyesi yahut bitkisel ilaç adı altında eczane dışı mekânlardan satılan ürünleri ölümlere varacak düzeyde toplum sağlığı sorununa dönüşmüştür. Ayrıca bu konuda Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı arasında yetki ve mevzuat karmaşası yaşanmaktadır. Gıda takviyesi adı altında satılan ürünlerin Sağlık Bakanlığınca yapılan titiz kontrollerden ve ürün analizlerinden sonra tıbbi bitkisel ürün kategorisine girip girmediği belirlenmeli; sadece eczanelerden eczacı danışmanlığında halka sunulmalı ve bunların satılması sıkı bir denetime tabi tutulmalıdır. Söz konusu ürünlerin internetten satışını önleyecek tedbirler getirilmelidir. İnsan sağlığı, sağlık simsarlarının eline bırakılmamalıdır.
Veteriner-Zirai İlaçlar: Eczacılar beşeri ilaçlar kadar veteriner-zirai ilaçlar konusunda da yetkin olan birer sağlık profesyonelidir. Veteriner ilaçların, ilacın aslî uzmanı olan eczacı eliyle eczacı danışmanlığında sunulması bütüncül sağlığa etik yaklaşımın da gereğidir.
Eczane dışına çıkan sağlık ürünleri: Eczane dışına çıkarılan günübirlik, kemoterapi ilaçları, mamalar, gıda takviyeleri, botoks, aşılar ve eklemiçi sıvıları vb. ürünlerin yeniden eczanelerden sunumunun sağlanması hem halk sağlığı risklerini asgariye indirilmesi hem kamu maliyesinin korunması açısından önemlidir.
Bütün bu taleplerimiz karşılandığında, eczanelerin ekonomisi ile birlikte hastanın sağlığının da gelişeceğine inanıyoruz.

ECZANELER DEĞİŞİYOR, TOPLUM SAĞLIĞI GELİŞİYOR
Değerli Basın Mensupları;
Ülkemizde ilk eczacılık sınıfının açıldığı 14 Mayıs 1859 yılından bugüne kadar eczacılık mesleği son derece değişti, değişmeye devam ediyor. Bizler de bu değişimi hızlandırmak için meslek örgütü olarak görevimizin başındayız. Eczanelerin hasta sağlığına verdiği hizmetin niteliğini ve yelpazesini artırmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Sadece talep eden değil, hizmet üreten, katma değer yaratan bir mesleğin mensupları olmak; hastalarımıza verdiğimiz hizmetin kalitesini artırmak için uğraşıyoruz.
Bu doğrultuda, TEB geçtiğimiz iki yıl boyunca eczacıların mesleki gelişimini süreklileştirecek bir projeye imza attı. Akılcı Eczane projesi ile, önce
– Eczacıların mesleki yeterliliklerinin neler olması gerektiğini Dünya Eczacılık Federasyonu’nun kriterleri çerçevesinde yeniledik. “Dünya Çapında Eczacı” tanımından hareket ederek, en gelişmiş sağlık hizmeti veren ülkelerde eczacılar hangi kriterlere uygun hareket ediyorsa bizim meslektaşlarımızın da o kriterleri esas alması ile ilgili bir çerçeve oluşturdu.
– Bu kriterlerin tamamına ulaşmak için “sürekli mesleki gelişim” yaklaşımını hayata geçirdi. Eczacıların kendilerini değerlendirebilecekleri, “kanıta dayalı” öğrenebilecekleri, bilgilerini sürekli yenileyecekleri bir sistem kurdu.
– 8 ilde Astım / KOAH alanında bir pilot proje gerçekleştirdi, 254 eczacımızı bu sistemin içerisine katarak ve hastalarımızın yaşam kalitelerinde belirgin bir iyileşme yarattı.
Bu sonuçlar, eczacının sağlık sistemine katkısını net bir şekilde gösterdi. Proje Diyabet eğitimi ve arkasından obezite, hipertansiyon, sigara bırakma gibi alanlarda devam edecek. Bu yıl, eczanelerdeki bu değişime dikkat çekmek için 14 Mayıs temamızı “Eczaneler Değişiyor, Sağlık Sistemi Gelişiyor” olarak belirlendi.
Sevindirici bir gelişme projemizin ilk sonuçları 19 Nisan 2016 günü Sayın Sağlık Bakanımız Dr. Mehmet Müezzinoğlu ve beraberindeki heyete sunuldu. Son olarak Bakanlıkla Merkez Heyetimizin yakın zamanda yaptığı toplantıda Türkiye’de eczacılık sisteminin çehresini büyük bir hızla değiştirecek yeni bir uygulamaya birlikte başlamaya karar verildi. Projemizin devamı ve Sağlık Bakanlığı işbirliğiyle genişletilmesi sonucunda tüm eczacılarımızı yaşam tarzı değişiklikleri ve diğer konularda eğitelecek. Bu eczacılarımıza “Sağlık Danışmanı Eczacı” unvanı Sağlık Bakanlığı tarafından verilecek. Dileyen meslektaşlarımız daha ileri düzey eğitimler de alabilecek ve diyabet danışmanı eczacı, astım danışmanı eczacı gibi sıfatlarla hastaların iki hekim ziyareti arasında ilaçlarını kullanımı, ilaç –ilaç ve gıda etkileşimlerini, ilaç uyumunu kontrol edecek ve kayıt altına alacaklar. Eczacılar sağlık sistemine, hasta sağlığına katkılarını artırarak sürdürecekler. Bu konuda da siz değerli basın mensuplarının her zaman olduğu gibi bizlere, dolayısıyla sağlığa katkı vereceğine de inanıyoruz.
Değerli Basın Mensupları,
Sizlerin aracılığıyla tüm meslektaşlarımızın 14 Mayıs Bilimsel Eczacılık Günü’nü tekrar kutluyor, hastalarımıza bize güvendikleri için teşekkür ediyoruz.

42. Bölge Giresun Eczacı Odası
Yönetim Kurulu Adına
Ecz. Mine ERDOĞAN
Başkan