Yazdır

Sayın Başkanım, Merkez Heyeti, Denetleme Kurulu ve Haysiyet Divanının değerli Başkan ve Üyeleri, Belediye Başkanlarımız, Oda Başkanları ve Yöneticilerimiz, Sevgili Meslektaşlarım,

42.Bölge Giresun Eczacı Odası adına hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.
Malatya Eczacı Odası ev sahipliğinde düzenlenen bölgeler arası toplantımızın mesleğimize olumlu katkılar sağlayacak başarılı bir toplantı olmasını diliyorum. Bu organizasyon için Malatya Eczacı Odası Başkan, Yönetici ve Üyelerine teşekkür ediyorum. Bu yıl Giresun Eczacı Odası olarak kuruluşumuzun 10. Yıllını kutladık. Malatya Eczacı Odası’nın da 40. Yılı olduğunu öğrendik Malatya Eczacı Odası’nın 40. Yılını kutluyor, mesleğimize güzel katkılar sunacakları başarılı nice 40 yıllar diliyoruz.
Dün Burçin Başkanımızın sunumunu yüreklerimiz acıyarak izledik. Soma’daki maden faciasında hayatını kaybeden maden şehitlerimize Allah’tan rahmet, acılı yakınlarına ve tüm milletimize baş sağlığı diliyorum Manisa Oda Başkanımız Ecz. Burçin KURTULMUŞ ’a ve diğer yöneticilerimiz ile Soma temsilcimize, bu facia sonrasında birliğimiz ve mesleğimiz adına, daha çokta insanlık adına yapmış olduğu çalışmalardan dolayı çok teşekkür ediyorum. Türk Eczacılar Birliği’nin kısa zaman içerisinde duyarlılığını göstererek başlattığı kampanya ya destek veren orada yaşanan acıyı yüreğinde hisseden 1600 meslektaşıma da teşekkür ediyorum. Burada toplanan tutarın en iyi şekilde ihtiyaç sahiplerine ulaştırılacağını biliyorum.
Sevgili Meslektaşlarım,
Neredeyse, tek alıcısının devlet olduğu ilaç pazarında, tasarruf mantığı ile yapılan bütçe sonucu oluşan ekonomik daralma ile, eczanelerimizde yeterli kazanç sağlayamayan meslektaşlarımız mucize çıkışı dermokozmetik ‘te aramaktadır . Eczanelerimizde elbette bu ürünleri satmalı, danışmanlığını vermeli ve herkese bu ürünlerin “sadece eczane” güvencesiyle ulaşmasını sağlamalıyız. Ancak dermokozmetik alanı bugün itibariyle tam bir vahşi batı gibi . Piyasa ’da o kadar çok ürün var ki , bunlar arasında bazıları her derde deva. Hangi ürün hangi şartlarda üretilip, saklanıyor, piyasaya sürülüyor belli değil. Eczaneler firmaların pazarlama ve satış stratejileri altında eziliyor. Bayi olup yüklü ürünler almaya zorlanıyor, ya da eşit olmayan şartlarda satış yapamamakla karşı karşıya kalıyorlar.
Maalesef bu alanda eczacı yalnız kalmakta eczacı gibi davranmaktan çok market sahibi gibi çalışmaya başlamaktadır. Market gibi eczane mi istiyoruz, yoksa eczane gibi eczane mi?
Pazarlama, satış , ciro , piyasa, müşteri mi? Güvenilirlik , danışmanlık,ihtiyaç, hizmet mi?Acilen TEB’ in bu alana standartlar getiren çalışmalar yapması gereklidir. Aksi halde ilacın markette satılmasına gerek kalmayacak. Eczaneler markete dönüşecektir.

Bugüne kadar, üzerinde fazlaca durulmayan bir konuda majistral ilaçlar. Majistral ilaçlar fazla reçete edilmediği için birçok eczane tarafından yapılmıyor. Diğer yandan da yapacak eczane bulunmadığı için fazla reçete edilmiyor. Reçete edilip yapıldığında ise medula sisteminde fiyat hesabı tam bir muamma. Reçete de ml cinsinden bir sıvı varsa yoğunluk hesabı ile grama çevirmek, alkol var ise derece hesabı yapmak gerekiyor. Bunlar yapıldığında ise Sgk reçete kontrol birimlerinde yanlış değerlendirilebiliyor. Burada ki sıkıntıdan dolayı birçok meslektaşımız majistral ilacı medula sistemine girmek istemiyor. Medulada ve majistral tarifede bu sorunları giderecek çözümlere ihtiyaç var. Ayrıca majistral ilaç hazırlama yöntemleri ve majistral formüllerle ilgili kaynak olabilecek güzel bir çalışmanın TEB tarafından yapılmasını talep ediyoruz.
Nisan ayında ilaç fiyat kararnemesinde mal fazlaları ile ilgili yapılmak istenilen değişiklik birdenbire gündemimizde ilk sıraya geldi. Bunun için bir başkanlar danışma kurulu toplantısı yaptık. Mal fazlaları kalkarsa eczanelerin yarısının kapanacağı gerçeğini tek tek söyledik. Buna tahammül edemeyeceğimizi, bunu kabul edemeyeceğimizi sektörün tüm ilgililere duyurduk. Ve ilaç fiyat karanamesinde yapılacak değişiklikten vazgeçildi.
Ama ne yazık ki oh diyemiyoruz. Şimdilik vazgeçilmiş olması bunun bir daha önümüze gelmeyeceği anlamına gelmez. Eczanelerimizin geleceğini iki dudak arasından çıkacak sözlere bırakmamalıyız. Mal fazlaları kalksın kalkmasın, bizim ilaç fiyat kararnamesinde yapılacak bir düzenleme ile karlılığımızın garanti edileceği başka bir yönteme ihtiyacımız var. Mal fazlaları firmaların istediklerinde, istedikleri oranda verip, istediklerinde kaldırabilecekleri ticari bir araçtır. Bizim kutu başı hizmet bedeli gibi , kar oranlarının arttırılması gibi garantili ve net çözümlere ihtiyacımız var.Elbette tasarruf mantığıyla yapılan ilaç bütçesinden bu payı koparmak zor olacaktır. Ama gelip geçici çözümlerle sadece kaçanı kovalamaktan öteye gidemeyiz.
Ayrıca Sgk iskonto oranlarının sadece Sgk faturası üzerinden yapılması ve reçete hizmet bedeli olan 0,25 ve 0,75 kuruşun 2014’te protokolde en az 1 tl ve tek fiyat olarak yer almasını diliyoruz.

Değerli meslektaşlarım,
Meslek hakkı istiyoruz , EVET
Ama eczanelerimizde hizmet kalitesini artıracak, danışmanlık hizmetini öne çıkaran çalışmalar yapıyor muyuz, HAYIR.
Değerli hocamız Prof. Dr. Tayfun UZBAY’ın sunumunda bahsettiği gibi eczacılarımızla odalarımızda meslek içi eğitim toplantıları yapıyoruz, ama bu toplantılara az sayıda ve hep aynı eczacılar katılıyor. Gelişime ve değişime açık olmalıyız. Mesleğimize ve eczanelerimize sahip çıkmalıyız ki, daha sonra meslek hakkı isterken elimiz güçlü olsun. Biraz da kendimizi eleştirelim. Hepimizin bildiği gibi eczanelerimizin çoğunda eczacılarımız işinin başında değiller. Hatta bazı eczanelerde kim eczacı, kim çalışan belli değil, hasta anlamıyor bile.
Bu durumu bizler yaratıyoruz. Biz kendimize çeki düzen vermediğimiz için Sağlık Müdürlükleri bu konuya el atıyorlar.
Eski yönetmelikte de bulunan ama uygulama da pek üstünde durulmayan; “ Hastalık ve sair mazeretlerle eczanesinden 24 saatten fazla süreyle ayrılmak zorunda kalan eczacı veya mesul müdür keyfiyeti il veya ilçe sağlık müdürlüğüne bir yazıyla veya kayıtlı elektronik posta ile bildirir. Ayrılış müddeti, 15 güne kadar devam edecekse , eczaneye varsa ikinci eczacı, yoksa il sağlık müdürlüğünce bildirmek koşulu ile eczanesi bulunmayan bir eczacı yoksa muvafakatı alınarak mahallin serbest tabibi nezaret eder.” Hükmüne dayanarak, sağlık müdürlükleri bu maddeyi işler hale getirecekleri uyarısında bulundular.
Ne yazık ki eczanelerimize dönüş sağlık müdürlükleri zoru ile olacak gibi. Eczanemizde bulunmaz, eğitimlere gelmez, gelişmeleri takip etmezsek nasıl meslek hakkı isteyeceğiz.
Öte yandan bu madde olduğu gibi işletilecekse pratikte uygulanması zor gibi görünüyor.Bu uygulamalar hakkında TEB’ in önderliğinde,eczacı odalarında uygulanabilir bir çözüm için çalışmalar yapılmalıdır.
Benden önce söz alan konuşmacılarımızın değindiği konuları fazla tekrar etmek istemiyorum. Ama Giresun Eczacı Odası olarak önemsediğimiz bazı konulara yine de kısaca değineceğim.
***Uygulamaya neden konulduğunu anlamadığım bir konu devam reçeteleri. En çokta büyük şehirlerde yaşayıp yaz döneminde gelen hemşerilerimizin reçetelerini karşılarken bu konuda sorun yaşıyoruz. Daha önce bulundukları ilde ilaçlarını aldıkları eczanenin devam reçetesi girmek suretiyle hastanın ilaçlarını başka yerden almasının önüne geçmesi gibi etik olmayan durumlara yol açan bu uygulamanın durdurulmasını istiyoruz.
***% 0,5 ‘lerin %1 lerin hesaplarını yapıyorken kamu kurum iskontolarını taşımaktan doğan hesabını yapamadığımız ve telafi edilemeyen kayıpları sineye çekmek istemiyoruz. Bunun bizim üzerimizden aktarılmasının kaldırılmasını istiyoruz.
***Muayene ücreti tahsildarlığı yapmak istemiyoruz.
***Günübirlik ilaç uygulamasının durdurulmasını istiyoruz.
***Fiyat düşüşlerinden kaynaklı zararlarımızın telafisini istiyoruz.
*** Sgk protokolünde haklı ve haksızı ayıramayan kesintilere neden olan maddelerin yeniden düzenlenmesini istiyoruz.
***Eczacı emekliliği projesini önemsiyor ve bu konunun gündemimizden düşmemesini istiyoruz.Ayrıca TEB tarafından yapılacak bir eczacı bakım evinin hayata geçirilmesini istiyoruz.

Bugün eczacılık alanında yaşadığımız etik problemlerin büyük çoğunluğunun üye sayısının çok fazla olduğu büyük odalarda yaşandığı ve bunların kontrolünün çok zor olduğu açıktır. Bizim gibi üye sayısı az olan odalarda üyelerimizin her türlü problemi ile daha yakından ilgilenebilme imkanı bulabildiğimiz etik konularda da daha kolay müdahale edebildiğimizde açıktır.
Eğer temsilde eşitlik düşünülüyorsa, küçük odaların kapatılması yerine, üyelerine kolay ulaşmakta zorlanan büyük odaların üyelerine ulaşabileceği makul sayılara bölünmesinin daha mantıklı olacağını düşünüyorum.
Önümüzde çözmemiz gereken daha büyük problemler varken bizi birbirimize düşürecek böyle polemikler yaratmayı yersiz buluyorum. Daha anlamlı işler için emek harcayacağımız, her anlamda emeklerimizin karşılığını alabileceğimiz, mesleğimizi hak ettiği saygın yerlerde görebileceğimiz güzel günlerde eczacılık yapabilmek dileğiyle hepinizi tekrar saygı ile selamlıyor,güzel Malatya’da bizleri ağırlayan ev sahiplerimize, ülkemizin dört bir yanından gelerek mesleğine katkı sunmaya çalışan meslektaşlarıma ve tüm şikayet ve önerileri dinleyip sorunları aşmak için çaba gösteren Merkez Heyeti ve Denetleme Kurulu üyelerine çalışmalarından dolayı teşekkür ediyorum.
Sağlıkla kalın.