Yazdır

Sayın Türk Eczacıları Birliği Başkanım, Merkez Heyeti, Denetleme Kurulu, Haysiyet Divanının değerli Başkan ve yöneticileri, Sevgili İzmir Eczacı Odası Başkan ve yöneticileri, oda başkanları ve yönetici arkadaşlarım, değerli Türk Eczacıları Birliği çalışanları, sevgili meslektaşlarım.
42. Bölge Giresun Eczacı Odası ve şahsım adına hepinizi saygı ve sevgi ile selamlıyorum.
TEB 40. Dönem 1. Bölgeler arası toplantımızı gerçekleştirmek üzere, Ege Bölgemizin tüm özelliklerini ve güzelliklerini taşıyan gelişmiş, çağdaş bir kültür şehri olan İzmir’de bulunmaktan dolayı mutluluk duyuyorum. Toplantıya ev sahipliği yapan İzmir Eczacı Odası

başkanına, yöneticilerine ve tüm emeği geçenlere gösterdikleri misafirperverlikleri için çok teşekkür ediyorum. Toplantımızın başarılı, faydalı ve verimli geçmesini diliyorum.
Ülke olarak çok zor günlerden geçiyor ve her gün yeni bir şehit haberiyle sarsılıyoruz. Allah’tan tüm şehitlerimize rahmet dilerken, başta aileleri olmak üzere tüm ülkemize sabır diliyorum. Kalbimiz ve dualarımız her zaman onlarla olacaktır. İnsanlık için en büyük tehdit haline gelen teröre teslim olmamak, geleceğimizi yaşatacak olan, gençlere barış dolu bir ülke bırakabilmek en birinci görevimizdir. Dileğimiz bu kötü günlerden birbirimize daha da kenetlenerek çıkmak, vatanımızın birlik ve bütünlük içinde daha güzel günlere ulaşmasıdır.
Halk sağlığının ve eczacılık mesleğinin gelişimi için gerekli çalışmaları, bilimsel, teknik ve stratejik atılımları planlayan ve hayata geçiren bir meslek örgütü olarak eczacıların, toplumun tüm kesimleri tarafından, saygın, bilimsel, sürekli gelişen, vazgeçilmez bir meslek gurubunun üyeleri olarak nitelenmesini sağlamak vizyonu ile kurulmuş olan Türk Eczacıları Birliğimizin ve 8 Eczacı odamızın kuruluşlarının 60. yılını bu sene kutladık. 60 yılda sayımız 8 Eczacı odasından 54 Eczacı odasına ulaştı ve en güçlü meslek örgütlerinden biri haline geldik. TEB üyelerinden aldığı güçle 60 yıl içerisinde birçok önemli başarıya imza attı. Türk Eczacıları Birliği’nin ve 8 Eczacı Odamızın kuruluşlarının 60. Yılını tebrik ediyor, meslek örgütü içinde görev almış tüm yöneticilerimize ve üyelerimize teşekkür ediyorum. Gücümüzün birlikteliğimizden doğduğunu bir kez daha hatırlatmak istiyorum.
Ülkemizde bilimsel eczacılığın başlangıcının 177. Yılını, her yıl olduğu gibi 14 Mayıs haftasında, tüm odalarımızda çeşitli faaliyetlerle kutladık. Giresun Eczacı Odamızda da eğitim, sağlık, kültür, sanat alanlarında çeşitli etkinlikler düzenleyerek yoğun bir hafta geçirdik. Ancak bu sene kutlamalarımız buruk geçti. İçinde bulunduğumuz bu gergin ortam, her gün memleketin başka bir yerinden gelen şehit haberlerinin üzüntüsünü yaşarken gelenekselleşmiş olan balomuzu yapmayı uygun bulmadık. Bazı eczacı odalarımızda da benzer düşüncelerle çok güzel çalışmalar yapılmış. Örneğin Kastamonu’da, dün Orkun Başkanımın anlattığı gibi 3 ayrı ilde şehit aileleri ile yemek düzenlenmiş, Uşak’ta illerindeki çölyaklı çocukları hayatlarında ilk kez İstanbul’a otel tatiline yollamışlar, şimdi de küçük de olsa glutensiz un üretebilecekleri bir tesis kurmayı hedeflemişler. Böylece 14 Mayıs kutlamalarını daha anlamlı hale getirmişler. Biliyorsunuz 2009 yılından bu yana eczacılık gününü eczacılık haftası olarak bir tema çerçevesinde kutluyoruz. Temalarımız sağlığı ve eczacılığı ilgilendiren konular oluyor. Bu yılda Eczacılık Haftasının ana teması olarak, eczanelerden verilen danışmanlık hizmetlerinin görünür kılınması ve sağlanan bu hizmetler karşılığı eczacılara bir MESLEK HAKKI sağlanmasının kamuoyu gündemine taşınması olarak belirlemiştir.
Ben buradan bir öneride bulunmak istiyorum. Kastamonu ve Uşak eczacı odalarımızın örneklerinde olduğu gibi çalışmalar seçerek, 14 Mayıs temamızın yanında tüm Türkiye genelinde bir toplumsal sorumluluk projesini Türk Eczacıları Birliği ve eczacı odalarımız aracılığı ile 14 Mayıs haftalarında hayata geçirebilir miyiz? Böylece kutlamalarımız daha anlamlı hale gelir, çabalarımız daha görünür bir hale bürünür.
Sevgili Meslektaşlarım,
Devletin neredeyse tek alıcı olduğu bu alıcının da sadece tasarruf mantığı ile belirlediği ilaç alım politikaları nedeniyle, eczanelerimizin ekonomik anlamda çok zor dönemlerden geçtiği hepimizin malumu. Bu dönemde kimimiz ilaç dışı ürünler yelpazemizi genişleterek, eczanelerini yenileyerek, çözümleri kendi içinde bulmaya çalışırken, kimimiz SGK sözleşmesinde iyileştirmeler, ilaç fiyat kararnamesinde yapılacak düzenlemelerle durumun iyileştirilebileceği ümidini taşıdık. Elbette eczanelerin ürün gamının genişletilmesi, karlılığı yüksek ilaç dışı ürünlerin eczanelerden satışının sağlanması, hem bizlerin hem kamunun yararına olacaktır. Gıda takviyesi ve bitkisel ürünlerin kısa yoldan alınan Tarım Bakanlığı onayı ile, hiçbir sıfat taşımayan bilgisiz kişilerin eliyle halka sunulması halk sağlığı açısından ciddi bir tehdittir. Bu ürünlerin sadece eczanelerden satışının sağlanması ile hem alanın denetimi sağlanacak hem de eczanemize kazanım sağlamış olacağız. Yine bunlar gibi bizden giden mamalar, günübirlik tedavi ilaçları, kemoterapi ilaçları gibi ilaçların eczanelere geri kazandırılmaları gerekir. Yeni protokolle medikal malzemelerin bir kısmının satışının medula üzerinden gerçekleşecek olması önemi bir kazanım. Ancak bizlere yeni bir etik problem yaratacak gibi görünüyor. Çünkü bu malzemelerde standart bir fiyat belirlenmediği için tıpkı şeker ölçüm striplerinde olduğu gibi bu malzemelerde de SGK en alt fiyatı uygulayacak ve üzerinden alınan fark yine belirsiz olacaktır. Bu konuda bir standart çalışmasının yapılması gerekir.
Piyasa da ilaç dışı ürünlerde ürün kirliliği yaşanıyor, birçok firma merdiven altı ürünleri cazip fiyatlarla eczane raflarına sokmaya çalışıyor. Piyasadaki bu kontrolsüzlük eczacıların doğru ürün seçerken zorlanmalarına sebep oluyor. Türk Eczacıları Birliği’nin bu konuda da çalışmalar yaparak eczacıları doğru ürünlere yönlendirmesi “Güvenilir Eczane” tanımının yerli yerinde durmasını sağlayacaktır.
Birde internetten ilaç satışı konusu var. Engellemeye çalıştığımız bu alan gelecekte kaçınılmaz bir şekilde önümüze çıkacak. Çağın gerekleri ve teknolojik gelişmeler bizi buraya getirecektir. Bir an önce internet satışının Türk Eczacıları Birliği’nin, eczacı odalarının ve eczanelerin denetiminde gerçekleştirileceği çalışmalara başlamak lazım. Ne kadar engellesek te önüne geçemeyeceksek kontrolünü ele alabileceğimiz bir sistem için çalışmalıyız.
Sevgili meslektaşlarım,
Az önce de bahsettiğim gibi ilaç dışı ürünlere açılarak, SGK protokolünde veya ilaç fiyat kararnamesinde iyileştirmeler bekleyerek ayakta tutmakta zorlandığımız eczanelerimizi canlandırmayı ümit ediyoruz.
Ama bana göre son zamanlardaki en umut veren çalışma Smart eczane projesidir. Detaylarından burada çokça bahsedilen projenin nasıl ekonomik katkıları olacağı konusuna girmeyeceğim. Smart Eczane Projesinin eczacılık mesleğini geleceğe taşıyacak çok önemli bir proje olduğunu düşünüyorum. Sürekli mesleki gelişim diyoruz, ama mesleki gelişim aynı zamanda içerisinde kişisel gelişimi de barındırıyor. Kazanılan sürekli mesleki gelişim bize Meslek hakkımızı isteme imkanı sağlarken, projenin kişisel gelişimimize olan katkısı da mesleki tatmin duygumuzu artıracak ve eczanelerimizde daha zevkli ve istekli bir çalışma ortamı sağlayacaktır diye düşünüyorum. Smart eczane projesinden beklenen etki bu değil belki ama böyle olumlu bir yan etkisinin olmasını bekliyor, Smart eczanelerimizde eczacılarımızın daha yüksek motivasyonla çalışacaklarını umuyorum.
Bu toplantı SGK protokolü imzalandıktan sonraki ilk bölgeler arası toplantımız. Protokol sürecine ve protokole ilişkin bir şeyler söylemek gerekirse; Bu protokolden beklentimiz çok daha yüksekti. Ama görüşmelerde son günlere gelindiğinde SGK hala beklentilerimizin çok altında tekliflerle karşımızdaydı. 29 Mart’ta gerçekleşen 2. Başkanlar Danışma Kurulu toplantısında, tüm başkanlar bu şekli ile protokolün kabul edilemeyeceğini ifade ettiler ve görüşmeleri yürüten komisyona daha iyi kazanımlar elde edeceğimiz bir protokolü imzalamak için komisyonun arkasında durma sözü verdiler. Ama ne yazık ki Türk Eczacıları Birliği’nden gelen hasılat bildirimi yapmayınız uyarılarına rağmen çok sayı da meslektaşımız hasılat girişlerini yaptılar. Birlik beraberliğimize zarar veren bu tabloya rağmen imzalanan protokol 29 Mart’ta bize sunulan protokole göre bizlerin razı olabileceği bir noktaya gelmişti. Bu şartlar altında imzalanan protokolün beklediğimiz gibi olmasa da razı olabileceğimiz bir protokol olduğunu düşünüyorum. Bu çalışmaları özveri ile yürüten SGK protokol komisyonumuza ve Merkez Heyetimize teşekkür ediyorum.
Değerli Meslektaşlarım;
SGK PROTOKOLÜNÜN 7.17 MADDESİ:
“Bu Protokol ve ilgili SUT hükümlerinin uygulanmasına yönelik olarak sözleşmeli eczane sahibi eczacıların ve eczacılık fakültesi öğrencilerinin bilgilendirilmesi ve eğitilmesi için Kurum, Türk Eczacıları Birliği ve Eczacı Odaları işbirliği halinde programlar hazırlar ve uygular.” Maddesine istinaden;
20 Mayıs 2016 Cuma günü Trabzon da Medula Eczane Uygulamaları ve SGK-TEB Protokolünün getirdiği yeniliklerin görüşüldüğü, Sosyal Güvenlik Kurumu – Türk Eczacıları Birliği Eğitim Programı düzenlenmiştir. Trabzon Eczacı Odası ev sahipliğinde gerçekleşen, Giresun Eczacılarının da davetli olduğu bu toplantı, bu zamana kadar SGK yetkilileri ile eczacılarımızın bir araya gelerek interaktif bir şekilde yaptıkları ilk toplantıydı. İlki Trabzon da yapılan, bu toplantı 7-8 bölgede daha yapılacak. Eczacılarımızın protokolle ve medula ile ilgili tüm soru ve sorunlarını ilettikleri bu toplantıyı kurum ile ilişkilerimiz açısından önemli buluyorum. Protokol görüşmeleri sırasında da SGK’nın eczacılara karşı değişen tavrının yansımalarını hissettik. Umarım bu yaklaşım böyle devam eder, hizmet alan SGK ve hizmeti veren biz eczacılar arasında uyumlu çalışma sürecinin başlangıcı olur. Ancak bu olumlu rüzgarlar eserken bir yandan da artan reçete kesintileri bizi endişelendirmiyor değil. SGK protokolü ile elde ettiklerimizi kesintiler yolu ile geri vermeyelim.
12.4.2014 tarihinde yayınlanan, ancak iki yıllık sürenin bitiminde bile hala bazı maddeleri uygulanamayan ” Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Yönetmelik” te 28.03.2016 tarihinde oldukça önemli değişlikler yapıldı. Uygulanabilirliği olmayan ya da çok zor olan maddelerin yönetmelikten çıkarılmış olması da güzel bir gelişme.
Burada bulunan herkes mesleğine katkıda bulunmaya çalışıyor. Az ya da çok mesleğine katkıda bulunan herkese çok teşekkür ediyorum.
Dünya üzerinde kime sorsanız barış ister, güzellik kraliçesine de dünya liderine de…. Ama bu barış bir türlü sağlanamıyor. Herkesin istediği şey neden olmaz. Dünyada savaşlar neden hiç bitmez ben bilmem.
Bizim örgütte de kime sorarsanız birlik beraberlikten söz eder. Bunu ister, bunu diler ama bu beraberlik sağlanamaz .
Kimi iktidar der kendine kimi muhalefet ….Bir ötekileştirmedir gider.
Bu birlik neden sağlanamaz ben bilmem …
Güzellik kraliçelerini, dünya liderlerinin, iktidardakilerin, muhalefettekilerin herkesin dilekleri kabul olsun…
Dünyaya barış, örgütümüze birlik beraberlik diliyorum….
Saygı ve sevgilerimle teşekkür ediyorum….

42. Bölge Giresun Eczacı Odası
Ecz. Mine ERDOĞAN
Başkan